Eğitim teknolojilerinde yeni bir soluk: TabX

Elektronik oylama, veri toplama ve analiz sistemi olan Keypad‘i Türkiye’ye ilk getiren firma olan Teknika, tablet PC üzerinden çalışan yeni ürünü TabX ile sınıf içi eğitim sistemine yeni bir soluk getirmeye hazır.

Eğitimde amaca ulaştıracak etkili bir sistemin kurumlara katacağı artı değere ve tablet bilgisayarların öğrenciler üzerinde oluşturacağı olumlu motivasyona dikkat çeken Teknika, okulların uzun yıllar kullanacağı bir sistemi çok iyi inceleyerek seçmeleri gerektiğini belirtiyor.

Öğretmenin tabletini akıllı tahtaya çeviren TabX uygulaması, sınıflarda kullanılan akıllı tahtadaki tüm özellikleri taşımakta. Öğretmen tabletini kablosuz olarak akıllı tahta olarak kullanabilmekte, yaptığı çizimler eş zamanlı olarak projektör aracılığıyla beyaz perdeye / tahtaya yansıtılmakta. Böylece öğretmen, akıllı tahtayı kullanmak için bir noktada sabit olarak durmak zorunda kalmıyor. Aynı zamanda öğretmenin tahtayı kullanırken öğrencilere sırtını dönmesi sorunu ortadan kalkıyor. Diğer yandan,  projektör yardımıyla kullanılan akıllı tahtalarda öğretmenin gölgesinin tahtaya düşmesi sorunu ortadan kalkıyor.

Öğretmenin istediği öğrencinin tabletini projektöre yönlendirebilmesi sayesine öğrenci tahtaya kalkmadan tahtadaki görevini yapabilmekte.

Devam edecek olursak; akıllı tahta uygulamasında hazırlanan içerikler, kaydedilip defter uygulamasına eklenebiliyor ve bu içerikler daha sonra tekrar kullanılabiliyor.

Sistemin bileşenleri arasında defter ve yine tablet üzerinden uygulanan sınav ve quiz yapısı var. Hatta sınavın başlaması / görüntülenebilmesi ve tamamlanması için öğretmen tarafından tarih ve saat girilebilmesi sayesinde TabX üzerinden sınavlar sınıfta yapılabildiği gibi, evden de yapılabiliyor.

Gelişmiş bir raporlama yapısı ve okul yönetim sistemi sayesinde hrm öğrencilerin performansları ölçülebiliyor, hem de  tüm okulun iş akışları düzenlenebiliyor.

Veliler de unutulmamış: sistem üzerinden onlara da bilgilendirme gönderilebiliyor.

Bir eğitim kurumunun tüm süreçlerini yönetebilmesi performansları ölçebilmesi sayesinde TabX teknolojinin eğitime sunduğu en güzel hizmetlerden biri olmaya aday.

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Eğitim teknolojisi mi? Eğitimde teknolojiyi kullanmak mı?

Görsel

Eğitim kurumlarının geleceğin eğitim vizyonuna yönelik yapılanmalarında önem vermeleri gereken konuların başında olduğunu düşündüğüm “Eğitim Teknolojileri Birimleri” son zamanlarda sıkça konuşulmaya başlandı. Özellikle MEB Fatih projesi ile birlikte nihayet bilinirliği ve gerekliliği konusu gündeme gelmeye başladı. Burada dikkat edilmesi gereken konu eğitim teknolojisi ile eğitimde teknolojiyi kullanma arasındaki fark. Genel olarak bilgi işlem ile karıştırılan bu yapılanmalara aslında birçok eğitim kurumu tarafından adında “Eğitim” geçen tek birim olmasından dolayı farklı gözle bakılması gerekiyor.  Eğitim teknolojisinin farkındalığını belirtmek amacıyla duruma şu şekilde bakmak yararlı olacaktır.
Eğitim ve teknoloji insan yaşamında çok önemli rolleri olan iki temel öğedir. Eğitim; insanın doğuştan sahip olduğu gizil güçlerin ve yeteneklerin ortaya çıkarılmasına ve daha güçlü, daha olgun, yaratıcı bir varlık olarak gelişmesine hizmet etmektedir. Teknoloji ise; insanoğlunun eğitim yoluyla kazandığı bilgi ve becerileri daha iyi, daha verimli biçimde yararlanmasına ve daha bilinçli olarak uygulayabilmesine yardımcı olmaktadır.
Her geçen gün yeni bir teknolojik gelişmeyle karşılaşıyoruz. Teknoloji kullanımı insanlar için vazgeçilmez oldu. Dünyada ve Türkiye’de teknolojideki hızlı gelişmeler, eğitim sistemine de yansımaya ve öğrenme öğretme faaliyetlerini de etkilemeye başladı. Teknoloji, bilgisayarlar ve iletişimdeki yeni gelişmeler; öğretim anlayışında da değişimlere neden olurken öğretimde yeni teknik ve yöntemlerin kullanımını da beraberinde getiriyor. Geleceğin öğretim modelleri içerisinde tabletler, çoklu ortam, ses, görüntü, 3D animasyon ve uzaktan eğitim teknolojileri gibi yeni kavram ve teknolojiler eğitim ve öğretimde yerini sağlamlaştırmaya başladı.
Genel olarak eğitimcileri bu yeniliklere yönelten eğitim sorunlarını şöyle ifade edebiliriz.
▪Aynı anda geniş kitlelere hizmet verilememesi.
▪Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine önem verilmemesi.
▪Uygun yöntem ve tekniklerin sunulamaması.
▪Gerekli bilginin etkili ve kısa sürede verilememesi.
Web destekli öğretim, mobil öğrenme, e-öğrenme ortamları ve uygulamaları öğrenme öğretme ortamlarını zenginleştirmektedir. Önceleri sınıflarda var olan yazı tahtası, tepegöz ve film şeritleri gibi eğitim araçları, yerini gelişkin teknoloji ürünü olan tabletlere, mobil cihazlara, akıllı tahtalara ve zeki öğretim sistemlerine bırakmaktadır. Bu gelişim, zamanla akıllı sınıflara doğru ilerleyecek e-öğrenme modelleri programlara girecektir. MEB’in FATİH projesi ve tabletli, akıllı tahtalı eğitim modelleriyle ülkemizde de gelişmeleri gözlemleyebiliyoruz.
Günümüzde çağdaş eğitim sistemlerini biçimlendiren sosyal, ekonomik, teknolojik ve eğitsel şartlar değişmeye başladı. Bu durumda her bireye daha kaliteli eğitim hizmetleri sunma zorunluluğu da ortaya çıktı. Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler bilgi toplumu yaratma sürecinde önemli işlevleri gerçekleştirmektedir. Bu yolla bilgiye ulaşmak ve bilgi aktarımı çok hızlı ve kolay olmaktadır.
Eğitim Teknolojisini, farklı bilimlerin verilerini, özel hedef, yöntem, araç ve gereç, ölçme ve değerlendirme gibi eğitimin geniş alanlarında uygulamaya koyan, uygun durumlarda insan gücünün en iyi şekilde kullanılmasını, eğitimde ortaya çıkan sorunların çözülmesini, kalitenin yükseltilmesini, verimliliğin artırılmasını sağlayan, öğrenme-öğretme ortamlarını etkili bir şekilde tasarımlayan bir akademik sistemler bütünü olarak değerlendirmeliyiz.
Öğrenme-öğretme süreçlerinin tasarlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi eğitim teknolojisinin önemli işlevleridir.
Eğitim teknolojisinin temel amacı, öğrenmeyi etkili ve kalıcı bir biçimde sağlamaktır.
Geleneksel öğretimde biz, ya okuruz ya da dinleriz. Yüzde 10 ile yüzde 20 arasında bir verim söz konusudur. Ancak bazı uygulamalı dersler, bu verimi yüzde 50′ye hatta eğiticinin gayretiyle yüzde 70′lere çıkarabilir. Bu noktada eğitim teknolojisinin ortalama ağırlığı yüzde 20 civarında artı bir verim doğurmaktadır. Bu göz ardı edilmemesi gereken bir gerçektir.
Eğitim teknolojisi, hangi durumlarda nasıl bir öğrenme-öğretme ortamının hazırlanması gerektiği, hangi teknolojik kaynak ve materyalin eğitimde etkili olabileceği ve bunlara uygun olan öğrenme-öğretme durumları konusuyla ilgilenir. En başta gelen işlevi, öğretmen ve öğrenciyi serbest hale getirmektir. Öğretmene ve öğrenciye zaman ve mekân yönünden serbestlik sağlar. Çok çeşitli uygulamalar sunar.
Geleneksel öğretimde öğretmenler genellikle bilgiyi ikinci veya üçüncü kaynaktan vermektedirler. Eğitim teknolojisi yoluyla öğrenci birinci kaynakla daha fazla karşılaşmaktadır. Birinci kaynağın sınıfa getirilememe durumunda eğitim teknolojisinin sunduğu araç gereçlerle birinci kaynak sınıf ortamına ses ve görüntü olarak getirilebilmektedir.
Eğitim teknolojisinin geniş kitlelere ulaşabilmesi, öğretim hizmetinin götürülemediği yerlerde yaşayan, çalışmak zorunda olan, bedensel özrü olan vb. bireylere eğitim fırsatı vermektedir. Ayrıca belirli nedenlerden dolayı yeterli eğitim alamayan öğrencilere de eğitimlerini tamamlama fırsatı doğurmaktadır. Kendi hızlarına göre uyarlanabilmesiyle de öğrenciler için farklı alternatifleri seçme fırsatı sunduğundan öğrenme hızlarından kaynaklanan farklılıklar da düzenlenebilmektedir.
Öğrenci sayısı her yıl arttıkça öğretim için gerekli materyaller yetersiz kalabilmektedir. Eğitim teknolojisi sayesinde kopya edilebilen gerekli olduğunda tekrar tekrar kullanılabilen uygulamalar ortaya koymaktadır.
Derslerde kullanılacak olan öğretim materyallerinin etkin bir şekilde hazırlanmasında ve seçilmesinde şu sorulara cevap aramak doğru olacaktır. Kullanılacak materyal;
1. Programın amaçlarına ulaştıracak nitelikte mi?
2. Kullanılan zamana göre yeterince güncel mi?
3. Öğrencilere göre anlatım açısından yeterince açık ve anlaşılabilir mi?
4. Öğrencileri güdüleyerek onların ilgilerini çekici nitelikte mi?
5. Öğrencinin derse katılımına destek olacak nitelikte mi?
6. Teknik özellikleri açısından yeterli mi?
7. Daha önce kullanılarak etkinliği hakkında bilgi edinilmiş mi?
8. Öğretimsel nitelikte mi?
9. Gerekli kullanım kılavuzlarına sahip mi?
Eğitim teknolojisi, öğrenme – öğretme etkinliklerinde, ders ile ilgili araç ve gereçlerin öğrenci, öğretmen, süreç ve yöntemlerle birlikte sistemli bir şekilde kullanılmasıdır. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta “Eğitimde Teknoloji Kullanımı” ile “Eğitim Teknolojisi”nin farklı şeyler olduğudur. Sadece bilgisayarları işe dahil etmek ya da teknoloji ürünlerini sınıfa getirmek kendimizi kandırmamıza sebep olacaktır. Eğitim teknolojisi çok daha kapsamlı akademik bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu açıdan bakıldığında eğitim kurumlarının eğitim teknolojileri birimlerine önem vermesi ve teknik elemanların yerine eğitim temelli uzmanlarla çalışmaları gerekmektedir. Çünkü eğitim teknologları kablolar ile değil öğretim süreçleriyle ilgilenir.

Kaynak: egitimtercihi.com

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Science, 2012’nin en önemli bilimsel gelişmesini seçti

Görsel

Amerikan bilim dergisi Science, yılın en önemli gelişmesi olarak değerlendirdiği ”Higgs Bozonu’nun keşfi”ni kapağına taşıdı.

Derginin editörleri her yıl olduğu gibi bu yıl da senenin son sayısı için en önemli bilimsel gelişmeyi değerlendirdi ve ”Higgs Bozonu’nun keşfi”ni bir numara yaptı.
İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN), parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen Higgs parçacığı olma ihtimali çok yüksek olan yeni bir atomaltı parçacığı bulduğunu açıklamıştı.

Bilimadamları, 126 giga elektronvolt (GeV) kütle bölgesinde keşfedilen yeni parçacığın, uzun zamandır aranan Higgs parçacığı olduğunu kesin olarak söylemek içinse araştırmalarını sürdürmek istediklerini belirtmişti.

Higgs parçacığından sonra dergideki bu yılın en önemli 9 gelişmesi arasında, Japonya bilimadamlarının deri hücrelerinden alınan kök hücrelerle ürettikleri yumurtalardan yeni nesil fareler elde etmesi, Alman ve Amerikalı bilimadamlarının, 50 bin yıldan fazla bir süre önce Sibirya’da bir mağarada ölen genç kızın gen haritasını parmak kemiğinden çıkarmaya başarması, ABD’ye ait Curiosity (Merak) adlı yeni nesil keşif robotun Mars’a yüzeyine yumuşak şekilde inmesini sağlayan yeni sistem, X ışını lazerinin proteinlerin yapısını göstermesi ve genlerin değiştirilmesini ya da etkisizleşmesini sağlayan genetik mühendisliğindeki yeni teknik yer alıyor.

Leave a comment

Filed under Uncategorized

YGS 2013

Görsel

2013 Öğrenci seçme ve yerleştirme sistemine (ÖSYS)  başvuru işlemleri 02 -15 Ocak 2013 Tarihleri arasında yapılacak.

Halen son sınıfta okumakta olan  adaylar başvurularını bağlı oldukları başvuru merkezine yapacaklar. Mezun durumdaki adaylardan 2011 ÖSYS ve 2012 ÖSYS ‘ye başvurmuş olanlardan öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar başvurularını istedikleri başvuru merkezine yapabilecekler. Mezun durumdaki adaylardan 2011 ve 2012 ÖSYS’den birine başvuru merkezi aracılığı ile başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayanlar başvurularını, isterlerse bireysel olarak internet aracılığıyla isterlerse diledikleri bir başvuru merkezine başvurarak yapabilecekler.

2013 ÖSYS’ye (sınavsız geçiş dahil) ilişkin başvurma, başvurma koşulları, sınav değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili kurallar ve işlemler 2013- ÖSYS Kılavuzunda yer almaktadır. 2013-ÖSYS’ye başvurmak isteyen adayların bu kılavuzda dikkatle incelemeleri gerekir.
2013 YGS VE LYS’de   AOBP değişikliğinden sonra en önemli yenilik Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi soruları da sorulacak olması. ÖSYM Başkanı  LYS-4 de bu soruların yer alçağını resmen açıkladı. Peki daha önce mezun olana adaylar ne yapacak. Yeniden bu dersin müfredatı için hazırlık yapmaları gerekecek. Sınav hazırlık sürecinde olan son sınıftaki adaylar şuana kadar bu dersle ilgili herhangi bir hazırlık yapmadıklarını da düşünürsek  biraz endişelendirebilir. Ancak adaylar olumsuz yanları bir kenara bırakarak  bunu fırsata dönüştürebilirler. Kısa sürede soru sorulacak müfredat hazırlığı ile kendileri ile birlikte yarışa girecek olan eski mezunlardan öne geçebilirler. Ancak şunu da unutmamak gerekir, soru sayısı değişmediğine göre Felsefe  grubu sorularında azalma olacak.

Burada önemli bir nokta var onu da belirtmeliyiz. Sınava girecek adaylardan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisinden muaf olan  adaylar olabileceği göz önüne alınırsa seçmeli olarak alternatif sorular çözmeleri isteneceğini söyleyebiliriz. Hangi dersten seçmeli olarak sorulacağı da açıklanmalı.
Adayları bu yenilikle birlikte sınava  doğru azda olsa kafalar karışmış olabilir, ancak yargıdan dönmezse bu yenlik belki de bu yıl sınav girecek son sınıf düzeyindeki adaylar için  yeni bir fırsat olacaktır. 24 Mart YGS’’ye kadar başka değişiklik olmazsa en son sistem budur diyeceğiz. YGS-2013, 24 Mart 2013 Pazar yapılacak. Başvurular 2-15 Ocak 2013’te yapılacak.
LYS’ler ise;
LYS-1 Matematik / Geometri
LYS-2 Fizik / Kimya / Biyoloji
LYS-3 Edebiyat / Coğrafya-1
LYS-4 Tarih / Coğrafya-2 / Felsefe Grubu (Psikoloji-Sosyoloji-Mantık-Din K.)
LYS-5 Yabancı Dil (İngilizce, Almanca ve Fransızca)
LYS Traihleri;
LYS-1, 16 Haziran 2013 Pazar
LYS-2, 22 Haziran 2013 Cumartesi
LYS-3, 23 Haziran 2013 Pazar
LYS-4, 15 Haziran 2013 Cumartesi
LYS-5, 16 Haziran 2013 Pazar yapılacak.

2013 ÖSYS Kılavuzu yayımlandı

Üniversiteye girecek öğrenciler için hazırlanan içinde YGS ve LYS sınavları hakkında detaylı bilgilerin yer aldığı 2013 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Kılavuzu yayımlandı.
2013 ÖSYS Kılavuzu’na göre üniversiteye girecek adaylar için yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı YGS başvuru tarihleri 2-15 Ocak 2013 arasında yapılacak. YGS sınav tarihi ise 24 Mart 2013 Pazar günü yapılacak sınav süresi 160 dakika olacak. Bu yıl ilk defa adaylar din dersinden de sorumlu olacak.
YGS ve LYS’de değişiklik
Üniversiteye girecek adaylar için uygulanan Lisans Yerleştirme Sınavları LYS 2013 başvuru tarihleri 22-29 Nisan 2013 tarihleri arasında yapılacak. LYS sınavları 15 Haziran 2013 tarihinde yapılacak.

2013 ÖSYS Kılavuzu için tıklayın
2013 ÖSYM sınav takvmi için tıklayın

Leave a comment

Filed under Uncategorized

e-Kitap yayına hazır

Görsel

İnternet, kitap maliyeti ve dağıtımında da devrim yarattı. Cep telefonundan tablete, hatta televizyona kadar her yerde kullanılabilen e-kitaplar okumayı teşvik ediyor.

Sabah Gazetesi’nden Timur Sırt’ın haberine göre, elektronik kitap yolculuğu Türkiye’de umut vaad ediyor. E-kitap okuyucularının sayısı artarken cep telefonu ve tabletler de kitap okumaya hazır hale geldi. Ancak kitap ve yayınevi sayısı henüz pazardaki bu hızlı büyümeye hazır değil. Pusula ve Idefix gibi öncü e-kitap firmaları elektronik kitap sayısının artmasını sağlıyor. TTNet, Turkcell, Vodafone gibi operatörler oyuna girdikçe gelirin artması yayınevi ve eser sahiplerini de heyecanlandırıyor. Samsung ve Nokia başta olmak üzere cihaz üreticileri de e-kitap market hazırlayan uygulama geliştiricilerle yerel içeriğin artışına destek oluyor. Görünen o ki dijital müzikte olduğu gibi elektronik kitapta da yayınevleri yeni dönem okuruyla tanışıp eserlerini geleceğe taşımak için piyasaya ayak uydurmakta zorlanmayacak. Piyasa e-kitabı tehdit değil, fırsat olarak görmeye başladı bile. Ancak hâlâ bu devrime çekinerek bakanlar da yok değil. Amazon gibi e-ticaret devlerini e-kitap dostu haline getiren bu müthiş pazarın sunduğu fırsat küçünsenmeyecek düzeyde. İşini bilen yayınevleri korsan kitapla mücadele etmek için bu alana girmenin kaçınılmaz olduğu bilinciyle kolları sıvamış durumda.
MALİYET DÜŞÜYOR
Samsung, elektronik kitap konusunda ilk hazırlık yapan cep telefonu üreticisi. Her mobil işletim sistemi kendi e-kitap mağazasını açınca rekabet daha da hızlı büyüdü. Her şeyden önce bu teknoloji tüketici için ciddi bir fiyat avantajı oluşturuyor. Ancak içerik üretimi konusunda en büyük engel ise vergi.
VERGİ YÜKSEK
Fatih Projesi konuşulurken yüzde 18’lik e-kitap vergisi düşündürücü. İdefix Genel Müdürü Mehmet İnhan, “Bir müşterimiz idefix. com’da satılan basılı bir kitabı yüzde 8’lik vergiyle alırken, aynı kitabı internette okumak isterse vergi oranı yüzde 18’e fırlıyor” diye konuştu.
TELİF HAKKI MESELESİ ÇÖZÜLÜYOR
Telif hakkı olan kitapların satışını yapan siteler bu kitapları şifreliyor ve satışını gerçekleştiriyor. Telif hakları konusunda yayıncılar birliğinin ve yayınevlerinin de ciddi bir çalışması söz konusu. E-kitaba destek veren yayınevleri var ve sayıları da gitgide çoğalıyor.
(sabah)

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Eğitim Teknolojileri ve TOJET

Görsel

TOJET (The Turkish Online Journal of Educational Technology), yılda dört kez yayınlanan, eğitim teknolojileri üzerine makaleleri içeren bir online uluslararası elektronik dergidir. Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında yayınlanır. Makaleler herhangi bir zamanda gönderilebilir. Bunun için belli bir dönem yoktur.

Potansiyel yazılar editör inceleme komitesi üyeleri tarafından gözden geçirilir. Bu süreç, yani yayına uygunluğun değerlendirilme süreci üç ile sekiz haftayı kapsar. Yayınlanmaya uygun görülen yazıların düzenlenmesi, editoryal düzenlemeler ve yayına hazırlanması ise dört ayı bulur.

Üniversitelerin bilgi kaynaklarından beslenir ve yine onların yararlanması için yayınlanır.

Ayrıntılı Bilgi: http://www.tojet.net/

Leave a comment

Filed under Uncategorized

Eğitimde teknoloji özne değil, araçtır

Görsel

Bilgisayar, internet, sanal kütüphaneler, uzaktan eğitim araçları, öğrenci ve öğretmenlerin hayatını kolaylaştıran pek çok yeni yazılım, eğitim sistemimizin yavaş da olsa birer parçası haline geliyor.

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Hasan Sait Ölmez, eğitimde kullanılan teknolojilerin, eğitimde kaliteyi arttırsa da, hiçbir zaman içerikten ve eğitmenlerden daha önemli olamayacağını söylüyor.

Sönmez, bu teknolojilerden doğru faydalanmasını bilmeyenlerin, ekonomik ve toplumsal olarak geri kalacağına işaret ediyor.

Yazının devamı için: http://www.bilgicagi.com/Yazilar/2353-egitimde_teknoloji_ozne_degil_aractir.aspx

Leave a comment

Filed under Uncategorized